1. Daha
düne kadar cemaat ve hükümet arasından su sızmazken, şimdi neden düşman
oldular?
Aslında cemaat ve iktidar arasında uzun zamandan beri üstü
kapalı da olsa bir çatışma vardı. Bunun en temel sebebi ise güç savaşı olarak
özetlenebilir. Bunun gün yüzüne çıkması ise dershaneler meselesinde oldu. Daha
önce 2012 yılının 7 Şubatında MİT müsteşarının bir savcı tarafından ifadeye
çağırılması ve başbakanın MİT müsteşarını ifadeye gitmeme konusunda onu tembihlemesi
başbakanın cemaat konusunda kuşkularını arttırdı. Bunun öncesinde 2010 Mayıs’ında
Mavi Marmara da şehid edilenler için
fettullah gülenin “otoriteden izin alsaydılar” ifadesi de bu çatışmanın ilk
nüvesini oluşturmuştu. Dershanelerin kapanmasının gündeme gelmesiyle cemaat
medyası gizli fişleme belgelerini yayımladı ve iki taraf arasında şiddetin dozu
arttı nihayetinde 17 aralık operasyonunda ise ipler tamamen kopmuştu.
2. Peki
hükümetin iddia ettiği paralel yapı ne demektir ve hükümet tarafından neden
sürekli olarak gündeme getirilmektedir?
Paralel yapı devasa bir devlet
aygıtının belli noktalarına sirayet eden hiyerarşiden bağımsız kendi amaçları
için çalışan devlet organlarına sızmış faklı görevlerdeki memurların
oluşturduğu özerk bir iç yapılanmadır. Bunlar da tıpkı diğer memurlar gibi
görünür fakat amirlerinin dışında farklı organlardan emir alarak tüm devlet
hiyerarşisinin bozarlar ve illegal olarak iş görürler. Bazen hazzetmedikleri
bir gazeteciyi ya da bir askeri hapse tıkmakla kalmaz hükümetleri bile
devirmeye teşebbüs ederler. Hükümetin paralel yapılanmadan sürekli yakınmasının
nedeni ise işte bu hiyerarşiye karşı gelip kendi ajandalarını uygulamak
istemelerinden kaynaklanmaktadır.
3. Somut
olarak bu paralel yapılanma devletin daha çok hangi noktalarında mevki işgal
etmektedir?
Eğer devlet içinde bir paralel
yapılanmaya girişildiği vakit önce istihbarattan işe başlanır. Bunun yolu da Emniyet
Genel Müdürlüğü gibi stratejik kurumlarda işe alım süreçlerindeki etkinlikten
geçer. Yeterli sayıda personel emniyetin stratejik birimlerine yerleştirilmeye
başlar. Özellikle terörle mücadele, kaçakçılık ve organize suçlar gibi. Bu
noktalara mebzul miktarda personeli yerleştirirken eş zamanlı olarak yargı
alanına nüfuz etmeniz gerekir. Hâkim ve savcı olarak ilk etapta olabildiğince
çok sayıda personele ihtiyaç vardır. Daha sonraki aşama ise siyasetle güçlü
bağlantılar yoluyla yüksek mahkemelere sızmaktan geçer ki bunun en önemli ayağı
da HSYK’dır. Çünkü hemen hemen tüm yüksek yargı organlarındaki üyeler HSYK
üyeleri arasından seçilir ve siz HSYK’yı ele geçirirseniz diğer yüksek yargı
organlarına da çok rahat sızarsınız ki 21 üyeli HSYK’nın 13 tanesi eski adalet
bakanının uyarısına rağmen başbakan tarafından alnı secdeli diye cemaatçilere
verilmişti. Bununla birlikte stratejik bakanlıklardaki müsteşar genel müdür ve
daire başkanı gibi önemli bürokratik kademelere yerleşilir. Böylece devletin
dışındaki organik bir bağın temelleri
atılır.
4. Bu paralel
yapılanma nasıl çalışır bu kadar birbirinden farklı insanlar nasıl olur da aynı
amaçlar etrafında toplanabilir?
Paralel yapılanmanın sistematik
çalışabilmesi için o ilde veya bölgede kod adlarıyla bilinen büyük abiler
vardır. İşler daha yukarıdan verilen talimatla belli illegal prosedürle
yapılır. Öncelikle cemaatin hoşuna gitmeyen bir yazar mı var hemen belli noktalarda
bulunan polisler yargı kararına dahi gerek duymadan yıllarca onu dinlemeye
alırlar. Bazen de bir savcı saçma sapan gerekçelerle insanları dinler ve belli
bir aşamadan sonra iddia namesini hazırlar. Kimi zaman polislerin bile
iddianame hazırladıkları olur savcılık belki editoryal anlamda iddianameye
destek sunar. İddianame tamamlanmadan ya da tamamlandıktan sonra operasyonun
düğmesine basılır. Aynı kafadaki polisler baskını yaparlar eş zamanlı olarak operasyondan
kareler medyaya sızdırılır. Amaç daha hükmü kesinleşmeden onu kamuoyu nezdinde
mahkum etmektir. Bu ise yargılamaların daha kolay yapılacağı anlamına gelir. Yani
medyaya sızdırılan tüm materyaller yapılan illegal yargılamanın meşruiyet
ayaklarını oluşturur. Cemaatin savcısı polisi daha sonra golü atacak olan
cemaatin hakimine denk getirilir ki bu hakim bazen nöbetçi hakim bile olabilir
istedikleri mahkumiyet kararını verirler. Savcı-polis-hakimin yaptığı kolektif
çalışma sonucu cemaat canını sıkan bir kişiden daha böylece kurtulmuştur.
5. Cemaatin
hükümet üzerine giderek gerçekleştirmek istediği amaç nedir?
Cemaatin şimdilik en önemli amacı
fazla zayiat vermeden bu dönemi atlatmak ki bunu yapabilmesinin yolu da
hükümeti olabildiğince zayıflatmaktan geçiyor. Çünkü hiçbir dönemde cemaate
karşı bu kadar kararlı bir duruş sergilenmedi. Cemaatin hükümeti
zayıflatmasının en kestirme yolu da yerel seçimlerde ak partiye karşı en güçlü
aday kimse onu desteklemek ve oy oranlarını olabildiğince aşağıya çekebilmek
eğer bunu yaparsa daha sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Tayyip Erdoğan Çankaya’ya
çıkamaz ve oy oranı da azalırsa farklı bir koalisyonla cemaat yoluna gene devam
eder.
6. Peki
bu kadar ayakkabı kutuları bulundu para kasaları bulundu cemaatin hiç mi
haklılık payı yok yani ak parti 12 yıldır hiç mi yolsuzluk yapmadı?
Bulunan para kasaları ve ayakkabı
kutuları içindeki paralar daha önceki sorumda da ifade ettiğim gibi hükmü
kesinleşmeden bir insanı kamu vicdanında mahkûm etmekten başka bir şey
değildir. Daha önce Ergenekon davasında da bir şüphelinin evinde hayvan pornosu
bulundu ve bunlar medyaya ivedilikle servis edildi o insanın tüm onuru ve
şerefi ayaklar altına alındı sonunda bulunan materyallerin o kişiye ait
olmadığı polis tarafından oraya konulduğu gerçeği ortaya çıktı. Ayrıca bir
teğmenin de telefonuna polis tarafından bir takım numaralar kaydedilerek
Ergenekoncularla bağlantısı varmış gibi gösterildi.İşte bunların hepsi bir manipülasyondur ve amaç
insanları daha yargılanmadan vicdanlarda mahkum etmektir. Ak parti iktidarı
koskoca bir devlet aygıtının başındaki partidir ve emrinde milyonlarca insan
vardır bunların tümünün temiz olduğunu kimse iddia edemez ama bir insanın
yapmış olduğu yolsuzlukta koskoca bir partiye genellenemez.
7. Bir
insan bir herhangi bir cemaate bağlı olup da devlet kademesinde çalışamaz mı?
Tabi ki çalışabilir bunda hiçbir
sorun yoktur ama devlet hiyerarşisinin gereği amirlerinden değil de bağlı
olduğu cemaatten veya intisap etmiş olduğu şeyhten emir alırsa bu hiyerarşi
bozulur ve ortada devlet diye bir organizasyon kalmaz. Şuanda yaşadığımız
olayları sürekli yaşamak durumunda kalırız.
8. Daha
düne kadar cemaat hükümetin en büyük destekçisi iken bugün neden sürekli
yolsuzlukları gündeme getiriyor son 3 ayda mı oldu bütün yolsuzluklar?
Cemaat hükümetin yolsuzluklarını
sürekli gündeme getirmesindeki sebep hükümeti yolsuzluklar üzerinde
zayıflatmaktır. Bunun da altında yatan sebep elbette ki çıkar çalışmasıdır.
Cemaat daha önce yolsuzluk yapılmış olsa dahi bunu gündeme getirmemiştir buna
göz yummuştur ama hükümette cemaatin yaptığı hukuksuzluklara göz yummuştur.
Avrupa parlamentosunda hapse atılan gazetecilerin cemaatin düzmece suçlardan
hapse atıldığını değil cemaatin istediği tarzda bir beyanda bulunarak onların
terörist faaliyetlerde bulunduklarını ileri sürmüştür. Hükümetin bu
hukuksuzluklara göz yummasının en büyük sebebi ise darbecilere karşı
gerçekleştirdikleri başarılı faaliyetlerden dolayıdır. Yani hükümet büyük
resimden dolayı cemaatin yaptığı illegal
faaliyetlere engel olmamıştır. İşte bu da cemaati bir güç sarhoşluğuna itmiş ve
hükümetin politikalarına karışma cüreti elde etmesine zemin hazırlamıştır.
9. Cemaat
ileride bir parti kurar mı?
Sanmıyorum çünkü buna gerek yok.
İktidar alternatifi olabilecek bir partiye sülük gibi yapışıp çıkar çatışması
olduğu bir dönemde de onu asit gibi eriterek yeni koalisyon arayışları cemaat
için çok daha mantıklı olacaktır.
10.
Peki
düzelü mü?
Umarım!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder