Bugün saflar her zamankinden daha sıkı her iki tarafta da.
Akp’ye ne kadar muhalif fraksiyon varsa hepsi hemen hemen tek çatı altında
birleşti. Basit bir gösterinin güya devrim esintileri bu eylemci dediğimiz
güruhu sarhoş etmiş olacak ki buradan iktidarı yıkıp yerine pek de alternatif
bulamasalar da başka birini geçirmeyi düşünecek kadar gözleri ve akılları
kapanmıştır..Yaptıkları eylemin millet nazarında zerre miskal itibar
görmediğinden habersiz ellerinde tencere tava güya hükümet düşüreceklerini
sanmaktadır. Ama onlara bazı gerçekleri hatırlatmak tarafımızca farz-ı ayn
olarak telakki edilmiştir. Öncelikle Mustafa kemalin askerleriyiz diyen zevata
şu soruyu sormak bizim için bir zaruret haline gelmiştir. Türkiyede halkın
kendi kendisi yönetmesi esasınsa dayanan yönetim şekline ne ad
verilir??..CUMHURİYET..Peki cumhuriyetin kurucusu kimdir??..Eylemcilerin askeri
olmakla övündükleri ATATÜRK.Peki bugun Tayyip Erdoğan’ın bu ülkede başbakan
olmasının baş müsebbibi kimdir??ATATÜRK..o zaman şu garabet tarafımızca
anlaşılamamaktadır..ATATÜRKÜ sevip te onun kurduğu cumhuriyet sayesinde
başbakan olan birine karşı gösterilen bu tepkinin sebebi gerçekte nedir??bunun
sebebi aslında HAZIMSIZLIKTIR.yani kendi gibi düşünmeyen birinin milletin
oyuyla da iktidara gelse onu kabul edememe durumudur.Bu yüzden bu güne kadar
kutladıkları cumhuriyet bayramları riyanın daniskasıdır... bu ise her 29 ekimde
övündükleri cumhuriyete aslında tam olarak bağlı olamadıklarının
göstergesidir..farklı olanı yaşatma eğiliminde olamadıklarının göstergesidir.Faşist
bir aklın göstergesidir...gözlerini kör eden hırslarının göstergesidir..kısaca
hazımsızlığın göstergesidir..ve bu hazımsızlık her bünyede farklı tesirler
gösterebilir..en iyisi bir demokrasi doktoruna görünmektir..
3 Şubat 2014 Pazartesi
Cemaat ve iktidar sorunsalı üzerine
Günlerce tartışılan ve pek rastlanmayan bir biçimde
muhafazar camiayı kutuplaştıran bir mesele.Dersanelerin kapatılması..İktidar şu
anda nedenini tam olarak bilmediğimiz bir saikle dersanelerin kapatılması
gerektiğini aylardan beridir dillendiriyor..Kamuoyuna açıklanan neden ise
fırsat eşitsizliğine sebep olması.İktidarın kamuoyunca bilinmesi ve
desteklenmesini istediğini argümanlar devletin ilgili kademelerince iktidara
yakın kanallarda rasyonalize ediliyor.Aslında asıl değinmek istediğim meseleye
gelmeden önce kısa bazı mülahazaları zikretmek istiyorum..Klişe bir tespit ama
doğru dersaneler sebep değil sonuçtur ve sebepler ortadan kaldırılmadan
dersaneleri ortadan kaldırmak pek makul bir icraat olmaz..Çünkü zaten
dersaneler devlet okullarının eğitim yetersizliği ve nihai tüketici talebiyle
ortaya çıkan bir olgudur ve serbest piyasa ekonomisinde ticari faaliyetlerini
sürdürür..Dersanelerin ortadan kaldırılması devlet okullarındaki eğitimin
kalitesini yükseltmez..
Olayın bir başka ve bence asıl gündeme getirilmesi gereken
boyutu da bu dersanelerde meydana gelen emek sömürüsüdür..Bu sömürünün
türevleri de mevcut olmakla birlikte asıl gözden kaçan boyutu da budur
kanımca..Öncelikle bu dersanelerde asgari ücretin altında çalışmaya razı olan
ya da razı olmak zorunda bırakılan bir kitle olan öğretmenler vardır...Cemaat
ve hizmet adı altında insanların din duygularını sömürerek onları asgari
ücretin altında çalışmaya mahkum etmek hiçbir dinde kabul görmez ve son
zamanlarda bu kimseler artık bu istismara da gerek duymadan arz ve talep
dengesizliğinin yarattığı işiz öğretmenler ordusu gerçeğini emekçisinin yüzüne
vurarak az parayla yetinmesi gerekliğini salık verecek alçalmışlardır..Emeği
olabildiğince sömürüp karı maksimize ederek yeni şubeler açmayı bir ticari
başarı olarak görmek de işin cabası..Oysa emeği sömürülen öğretmenleri kimsenin
düşünmek gibi bir kaygısı da yok..bir yanda atanamamanın verdiğini huzursuzluk
bir yanda asgari ücrete bile yaklaşmayan maaşına razı olmak zorunda olduğu bir
sömürü çarkı..Dersane sahipleri bu öğretmenlerin pedagojik formasyondan yoksun
olduklarını bildiklerinden emeğin fiyatını kendi çıkarlarına göre rahatça
belirleyebilmektedirler..Gariban öğretmenler ücretin arttırılmasını talep
ettiğinde hizmet aşkıyla Muhammed aşkıyla yanıp tutuşan mutedeyyin kapitalist
tayfa elinin altındaki başvuru CV’lerini gösterek öğretmenine ayağını denk
almasını gerektiğini net bir şekilde yüzüne çarpar..Hizmet adı altında neye ve
kime hizmet ettiği tam bilinmeyen bu sömürü çarkında bir taraf aşırı dercede zenginleşirken
çaresiz öğretmenler de sürekli olarak fakirleşir..Olayın bir başka boyutu da
finans kaynağı olarak kullanılan vasat ve vasat altı öğrencilerdir..Bu
öğrenciler dersanenin popülasyonunun yüzde 95inden fazlasını
oluşturur..Görevleri dersanenin finans kaynağını arttırmak..Dersaneye
kaydolurken size gurur tablomuz olarak bir liste sunarlar..Bu listede
Türkiye’de dereceye girmiş başarılı öğrenciler vardır..Onların nasıl ders
çalıştıklarından dem vururlar ve kamplara sözü getirirler..Burada bol bol soru
çözüldüğünü anlatırlar side..Sizde de o başarılı öğrenciler gibi bu kamplarda
bol bol soru çözeceğinizi sanıp hülyalara dalarsınız..Oysa işin boyutu çok
farklıdır..Çok zeki ve başarılı öğrencileri özel olarak kamplara alırlar ve
günde 1000 e yakın soru çözdürürler..Bu öğrencilerle özel olarak ilgilenirler
ve onlardan derece beklerler..Çünkü bu öğrenciler dersane için vasat
öğrencileri dersaneye çekmek maksadıyla kullanılan reklam yüzleridir..Oysa
diğer öğrenciler için hiç de böyle bir durum söz konusu olmaz..Onlar da kampa
girerler ama namaz kılmak ve risale okumakla meşguldürler..Bu öğrencilere başta
vadedilen ihtimamdan eser yoktur..Onların paracıkları zaten işlerini
görmektedir..Bu öğrencilerin daha fazla puan almasını isteme gibi bir kaygıları
yoktur..Onların derdi zamanında yatırılan dersane taksitleridir..Bunlar
sömürünün sadece birkaç örneğidir.Bu sömürü çarkı altında kendi dersanelerini
sütten çıkma ak kaçık gibi göstermekte kamuoyunun takdirine
kalmıştır.televizyonlardan sürekli olarak fakir öğrencilere yaptıkları
yardımları gösterip vasat öğrencilere ve ailelerine yaptıkları ihaneti
görmezden gelemeyiz..Takdir kamuoyunundur..saygılarımla..
Hüseyin Tuna Yıldırım
2 Şubat 2014 Pazar
Ustaya Şiir
Ayağın takılıp düşmeye gör sen
Ardına bakmadan kaçarlar usta
Müslümanlık laftadır, insanlık rafta
Fitne mutluğunu açarlar usta
Bin kez uyarsan da değişmez bir kez
Etrafa fitneyi saçarlar usta
Arkanda hakkın gücü var ise
Ne kadar uğraşsalar da naçarlar usta
Ellerinde gazete dergiler varsa
Her türlü pisliği yazarlar usta
Derdi millet olmayan insan
Düşünmeden ülkeyi pazarlar usta
Her insana güvenip bel bağlama sen
Arkandan mezarını kazarlar usta
Yıllarca ezilip zulüm görenler
Rahata alışınca azarlar usta
Hüseyin Tuna Yıldırım-21.12.2013
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


