19 Ekim 2014 Pazar

Nazlı Ilıcak ve Mürailik Üzerine

Tarih 2 mayıs 1999. O gün Türkiye demokrasi  tarihinin en utanç verici günlerinden birini yaşıyordu. Milletin oylarıyla seçilen Merve Kavakçı meclisten adeta linç edilerek kovuldu. Yanında ise onu o dönem destekleyen fazilet partisinden milletvekili  nazlı ılıcak vardı. O günleri ılıcak “adeta Jean Dark’ın İngiliz askerlerince ateşe atılması gibiydi” şeklinde değerlendirirken cemaat medyası ise asker daha demokrat, becemediniz bırakın kabilinden manşetlerle gazeteleri süslüyordu. O dönem nazlı ılıcak fazilet partisinin milletvekiliydi. Linç sadece mecliste sürmedi o günün ardından DGM başsavcısı Nuh Mete Yükselde sabahın erken saatlerinde Merve Kavakçının evine baskın yapmış daha sonra bakanlar kurulu kararıyla vatandaşlıktan çıkarılmıştı. O gün ona o zülmü reva görenlerin başınaki adam Bülent Ecevit cemaatin şefaatçi listesine ilk sıradan girdi her ne hikmetse. Merve Kavaçı ile birlikte o zülmü yaşayanlardan Nazlı Ilıcak'ta gülenin milli görüşçülere yaptığı ihaneti görmezden gelerek bugün cemaat medyasına yapıştı. Oysa o kara lekeyi o linci kim kaldırmıştı ortadan. 15 yıl önce başörtülü diye meclisten kovulan vekilin hakkını kim iade etmişti ona? O dönem milli görüşü sırtından hançerleyen kimdi? bazen insanların onurunu ayaklar altına alırlar ve sen de onun ayağa kaldırırsın belki ona değil ama insana olan saygından ötürü bunu yaparsın.oysa zülme uğrayan insan onurunu kurtaran insana değil de onurunun çiğneyen insana bağlanır. Bunu stocholm sondormu ile açıklamak mümkündür. Yani tecavüzcüsüne aşık olma sendromu.bizim kültürde böyle alengirli tanımlamalar yoktur belki ama lafı gediğine oturtan darbı mesellerimiz vardır hani deveye diken insana ..neyse hadi ben kaçtım.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder